Nişanın Bozulması Nedeniyle Hediyelerin İadesi
Nişanın bozulması halinde maddi tazminat, manevi tazminat ve verilen hediyelerin iadesi olmak üzere üç temel uyuşmazlık meydana gelmektedir. Bu yazımızda nişan sürecinde verilen hediyelerin iadesini ele alacağız.
Nişanın bozulması nedeniyle, karşı tarafa, karşı tarafın anne ve babasına ya da annesi ve babası gibi davrananlara verdiğiniz alışılmışın dışındaki hediyelerin geri alınmasına ilişkin olarak aile mahkemesinde dava ikame edebilir ve bu eşyaların iadesini talep edebilirsiniz. Bu davayı hediyeyi veren; nişanlı, anne babası veya anne babası gibi davrananlar açabilir. Ayrıca bu davalarda herhangi bir kusur şartı da aranmaz. Yani talepte bulunabilmeniz için karşı tarafa nişan sürecinde alışılmışın dışında hediyeler vermiş olmanız ve nişanın bozulmuş olanı yeterli olup nişanın bozulmasında kimin kusurlu olduğu herhangi bir önemi haiz değildir.
Ancak verdiği hediyelerin iadesini isteyen davacının iddiasını ispatlaması yani iadesini istediği hediyeleri davalıya verdiğini kanıtlaması gerekmektedir. Verilen hediyelerin ispatı hususunda herhangi bir sınırlandırma bulunmamakta olup davacı her türlü delille iddiasını ispatlayabilir. Özellikle bu tip davalarda nişan töreni sırasında çekilen video ve fotoğraflar, ayrıca nişan törenine katılan tanıkların ifadeleri davaların akıbetini belirlemektedir.
Peki doktrinde mutad dışı olarak adlandırılan bu alışılmışın dışındaki hediyelerin kapsamı nedir? Öncelikle nişanın bozulması mukabilinde dava ikame ederek talep edemeyeceğiniz yani olağan hediye kavramı kapsamını netleştirmemiz gerekir ise: Yargıtay’ın yerleşik içtihatları mucibince, giymekle ve kullanılmakla, eskiyen ve tüketilen eşyalar olağan hediye olup iadesine karar verilemez. Bunlara örnek olarak; nişan törenine götürülen çiçek, çikolata, karşı tarafa alınan elbise, ayakkabı, çanta ve ev eşyalarını verebiliriz.
Ancak burada mahkeme hem yörenin örf adetlerini(ziynetler her halükarda alışılmışın dışında hediye olarak kabul edilmektedir) hem de tarafların mali ve sosyal durumlarını inceleyerek hüküm kurmalıdır. Öte taraftan hüküm kurulurken verilen hediyenin sadece eşya niteliğine değil ortalama değerde bir hediye mi yoksa standartların üstünde pahalı bir hediye mi olduğu hususu da gözetilmelidir. Örneğin nişan sırasında kadına hediye edilen bir çanta 50 dolar değerinde olabileceği gibi 10.000,00 bin dolar değerinde de olabilir. Hiç şüphesiz ki bu fiyat bandındaki çantalar artık çanta kullanım amacının ötesine geçerek artık tıpkı ziynet eşyalar gibi birer yatırım ve değer unsuru haline gelmektedirler. Özellikle bu tip durumlarda bilirkişi raporunda yapılan tespitler büyük önem taşımaktadır.
Öte taraftan yine yerleşik içtihatlar uyarınca nişan yüzüğü haricindeki tüm ziynet eşyalar alışılmışın dışındaki hediye kapsamına girmekte olup davacı tarafça iadesi talep edilebilmektedir. Ancak nişan yüzüğü ortalama bir yüzüğün ötesinde değerli bir yüzük ise bu yüzüğün de alışılmışın dışındaki hediye kapsamında tutularak davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Davacı tarafça mutad dışı hediyelerin aynen iadesi talep edilebileceği gibi bedelinin ödenmesi de talep edilebilir. Dava açılırken terditli şekilde aynen iadenin, şayet aynen iade mümkün değilse bedelin ödenmesinin talep edilmesi daha isabetli olacaktır. Öte taraftan işbu dava aile hukukuna ilişkin olduğu cihetle kesinleşmeden icraya konulamaz.
